AdBlock kullandığınızı tespit ettik.

Bu sitenin devam edebilmesi için lütfen devre dışı bırakın.

Yeşilcam Anıları

haberci

Yeni Üye
Katılım
4 Şubat 2025
Mesajlar
52.415
Tepkime puanı
1
Puan
1
Turk Sinemasından Anılar
imagesyesilcamanilari5ad1a7408bbba
Milliyetci Yıkım
Fuat Uzkınay'ın kızı Mutena Uzkınay, 14 Kasım 1989 tarihli Hurriyet Gazetesi'nde, İlk Turk Filminin cekimini şoyle anlatıyor: ‘1876 OsmanlıRus Savaşı sırasında Rusların diktikleri Ayastefanos Anıtı'nı, İttihat ve Terakki Fırkası yıkma kararı aldı Yıkımı bir Avusturya şirketi filme almak istiyordu, ancak bir Turkun filme alması istendi Goreve babam uygun goruldu Avusturya şirketinin kameramanı Mordo, babama alıcıyı kullanmasını oğretti ve ilk Turk filmi cekilmiş oldu Dinamitle yıkılan anıtın cekiminde babamı ve kamerayı bir yere bağlamışlar zarar gormesin diye Buna hep gulmuşumdur''
Yuksek Maliyetli Testi
Turk sinema tarihinin ilk konulu filmlerinden biri olan Binnaz, kontrollu butceyle cekilen bir film Cemil Filmer ‘Hatıralar’ adlı kitabında cekimlerle ilgili anısını şoyle anlatıyor ‘‘ Yapımcılığı ustlenen Malul Gaziler cemiyeti, masrafları kısmak icin bir memur gorevlendirmişti Bir sahnede evin beyinin karısına sinirlenerek surahiyi aynaya doğru fırlatıp ikisini birden parcalaması gerekiyordu Memur itiraz etti Ahmet Fehim 'Kuzum efendim, cam surahi yerine, toprak testi kullanırız, ayna yerine pencereden dışarı fırlar, olur biter' dedi Gorevli bu sefer 'O zaman dekorun gerisinde biri dursun da testiyi duşmeden yakalasın' demez mi?''
İlk Sansur
Huseyin Rahmi Gurpınar'ın romanından sinemaya aktarılan ‘Murebbiye’nin (1919) Turk sinema tarihindeki yeri cok farklı Fotoğrafta gorulen Madam Kalitea (ustte), filmlerinde aileleri parcalayan vamp oyuncu Murebbiye'de canlandırdığı Anjel, Paris'ten İstanbul'a birlikte geldiği sevgilisinden ayrıldıktan sonra İstanbullu bir ailenin yanına murebbiye olarak girip ailenin uc erkeğini baştan cıkarıyor Filmi seyreden işgal makamları 'Anjel'in şahsında işgalciler kucuk duşuruluyor' diyerek filmin İstanbul dışında gosterilmesini yasaklıyorlar Boylelikle Murebbiye de Turk sinema tarihinin ilk sansurlu filmi oluyor
Munir Ozkul Dolmuşta
Munir Ozkul, Ayhan Işık'ın cenaze namazına gitmek icin dolmuşa binmiş
Camiye yaklaştıkca başı sonu belli olmayan bir kalabalıkla karşılaşmış
Oyle bir kalabalıkmış ki Munir Ozkul,
Kalabalığa bak Sevenlerinin bu kadar cok olduğunu bilmezdim
Diye mırıldanmış
Bunun uzerine dolmuş şoforu de
Sen bir de kendi cenazeni gor abi demiş
Ertem Eğilmaz film cekerken
Ertem Eğilmez, cok disiplinli, biraz da huysuz yonetmendi Ama filmlerindeki mizah anlayışından yoksun değildi elbette Tam tersine, muthiş esprisi olan bir adamdı
Mujdat Gezen'in aktardığına gore, bir gun Eyup sırtlarında film cekiyorlardı Sette işlerin en civcivli anıydı Giyimi kuşamı duzgun, meraklı bir adam, kamerayı işaret ederek, Ertem Bey'e sordu:
Beyefendi, şu delikten ben de bakabilir miyim?
Yoğun iş arasındaki bu istek, Ertem Eğilmez'i cok kızdırdı Unlu yonetmen, bilinen tiz, parazitli ses tonuyla adama bağırdı:
Kimsiniz beyefendi, calışırken nicin araya giriyorsunuz?
Efendim ben doktorum Daha doğrusu jinekologum Sinemaya cok meraklıyım Kameradan bakmak istiyorum
Eğilmez, meraklı jinekologa oyle bir yanıt verdi ki, sette sıkı disipline karşın buyuk bir kahkaha tufanı patladı:
Beyefendi, siz muayenehanenizde calışırken ben gelip 'Bakmak istiyorum' desem kabul eder misiniz?
Murat Soydan sacına Mec yaptırırsa
Yıl, 1970 Turkan Şoray ile Murat Soydan 'Bulbul Yuvası' adlı bir filmde oynuyorlardı
Filmde rol icabı Murat Soydan'ın saclarına 'mec' yapılması gerekiyordu Soydan bunun kolay bir şey olduğunu duşunerek kuaforun yolunu tutuyordu
Kuafore nasıl bir mec istediğini anlattıktan sonra da koltuğuna kuruluyordu Aradan birkac saat gectikten sonra canı sıkılmaya başlıyordu
İşin hic de oyle kolay olmadığını anlıyordu sonunda Başını soktuğu aletten sıkılıyor, sonra yavaş yavaş fenalık gecirmeye başlıyor ve en sonunda bayılıyordu Hemen makineden cıkarıp, eline yuzune kolonya dokuyorlardı, ayıltmaya calışıyorlardı
Murat Soydan iyice ayılıp kendine geldikten sonra bir daha boyle bilmediği işlere girmeyeceğine dair yemenler ediyor 'Bu kadınlara Allah sabır versin Her hafta bu işkenceye dayanılır mı?' diyordu
İzzet Gunay'ın burnu nasıl kırıldı
Filmin adı ''Cifte Nikah''tı Yonetmeni ise Hulki Saner O gunleri hic unutmuyor İzzet Gunay Filmin cekildiği yeri bile hatırlıyor
Bir soyleşisinde ''Şimdi Erler Film''in olduğu Nişantaşı''ndaki Kodaman Sokak''ta Ant Film Platosu vardı'' diyor ''Orada cekiliyordu film''
Nasıl unutsun ki, o film yuzunden burnu kırılmıştı unlu sanatcının Peki nasıl mı? Sadri Alışık kırmıştı Tabii ki bir kaza olmuştu, yanlışlıkla vurmuştu
Filmin bir bolumunde Sadri Alışık''la İzzet Gunay''ın kavga sahnesi vardı Sadri Baba yumruk atacaktı İzzet Gunay''a Gunay''ın, yumruk savrulduğu anda kafasını geriye doğru cekmesi gerekiyordu
Ancak biraz gec kalmıştı bu hareketi yapmakta Ve şiddetli bir yumruk yemişti Sadri Alışık''tan Derken burnundan boşanan kan ve kırılan burun kemiği Hemen hastaneye kaldırılıyordu ve ilk mudahale yapılıyordu O gunden sonra İzzet Gunay ne zaman burnunu sıvazlasa aklına Sadri Alışık geliyor
Cuneyt Arkın şarkıcı olursa
Donemin unlu yıldızları 1970''li yılların başında birer birer sahneye transfer olmaya başlamışlardı
Oncelikle oyuncular, sinemadan bir yılda kazandıklarını, sahnede bir ayda kazanmaya başlamışlardı
Sonraları adeta gelenek haline geldi sinemadan sahneye transfer olayı Ustelik, kadın veya erkek fark etmiyordu Unlu bir film yıldızı olmak, sahneye transfer icin yeterliydi
İşte bu unlu sanatcılardan birisi de Cuneyt Arkın''dı 1980 yılının Ağustos ayında ilk kez İzmir Fuarı''nda sahneye adım atmıştı Tabii ilk gunler yoğun ilgi gormuştu unlu sanatcı
Ancak bu olay yani, unlu film yıldızlarının sahneye cıkması o gune değin sıkca yaşandığından kamuoyu tarafından oldukca kanıksanmıştı Cuneyt Arkın biraz gec kalmıştı Yine de ilk gunler iş yapmıştı
Ne var ki daha sonraları sahne icin uygun olmadığı ortaya cıktı unlu sanatcının Sahneye birbirinden guzel altı kızla cıkmasına rağmen halkın ilgisi giderek azalıverdi Bu durum ise hem Arkın''ı hem de gazino patronlarını huzursuz etmeye başladı
Sonucta sahne sevdasından vazgecmek zorunda kaldı Cuneyt Arkın Kendisi cok iyi bir sinema sanatcısıydı ve oyle kalacaktı Daha sonraları ne kadar ısrarlı tekliflerle karşılaştıysa da ilk denemesinden sonra bir daha sahneye cıkmayı kesinlikle reddetti
Filiz AKIN bıcaklandı
Yeşilcam''ın bircok unlusu gibi Filiz Akın da uymuştu modaya Sinemadan sahnelere transfer olan sanatcılar kervanına katılmış, ustelik oldukca da başarılı olmuştu bu alanda
Sevdiği sanatcıyı, sahnede ve daha yakından gormek isteyen halk kitleleri, gazinoya hucum ediyor, hınca hınc dolduruyorlardı salonları Bu acıdan, gazinocuların bir nevi can simidiydi Filiz Akın
Sahnelere transfer olmasının ucuncu yılında yani 1979''da İzmir Fuarı''nda programa cıkıyordu unlu sanatcı Calıştığı gazinonun bahcesi her akşam tıklım tıklım doluydu Adeta Fuar''ın bombasıydı
Ancak sıcak bir Eylul gunu hic beklemediği bir olay geliverdi başına Bıcaklanmıştı Akşamuzeri kaldığı Efes Oteli''ne girerken, eli bıcaklı bir zorbanın saldırısına uğramış ve baldırlarından yaralanmıştı
Zait Hicyılmaz adındaki saldırgan ise kacamadan kıskıvrak yakalanmıştı Yapılan ilk sorgulamasında Filiz Akın''a aşık olduğunu, yuz bulamayınca da bıcakladığını soyleyen saldırgan, ardından ifade değiştirmiş, o donemin unlu babalarından Mehmet Nabi İnceler''in kendisini azmettirdiğini soylemişti
İddialar ceşitliydi Kimisi İnci Baba adıyla tanınan Mehmet Nabi İnceler''in Filiz Akın''a aşık olduğunu, unlu sanatcıdan aşkına karşılık alamayınca da onu bıcaklattığını soylerken, kimileri ise gazino dunyasındaki cekişmeleri sebeb olarak gosteriyordu Sebeb oydu veya buydu Olan Filiz Akın''a olmuş, bacağından yaralanmıştı
Neyse ki cok ucuz atlatmıştı bu talihsiz olayı İlk mudahalesi hemen yapılmış, korkulacak bir şey olmadığı soylenmişti unlu yıldıza Bunun uzerine aynı gece yaralı bir halde sahneye cıkan Filiz Akın, gozleri yaşlı olarak yaptığı konuşmayla da butun izleyenlerini ağlatmıştı
Ozturk serengil ve Ingmar Bergman
Ozturk Serengil, İsvec'te Ingmar Bergman'la birlikte bir programa konuk oluyor Sunucu Şimdi karşınızda dort film yaptığı halde butun dunyanın tanıdığı bir sanatcı ile 227 filmde oynamasına rağmen kimsenin tanımadığı bir başka sanatcı varBergman afallayarak Serengil'e soruyor: Pardon 227 film mi cevirdiniz, 227 fotoğraf mı cektirdiniz?
Cok guzel ot biciyon
Catalca taraflarında bir koyde film cekiyoruz Sabahın beşinde yollara duşuyoruz, saat sekizde ot bicmeye başlıyoruz Evet, ustumde soluk bir hırka, ayağımda şalvar, başımda yemeni harıl harıl ot biciyorum Tabii, birtakım aksaklıklar oluyor, sahne yeniden cekiliyor falan, O sırada yanıma koylu bir kadın yaklaşır
Kız, sen hangi koydensin, dedi
Ben de İstanbul'dan gelirken icinden gectiğimiz bir koyun adını verdim Kadıncağız inandı Konuşmasını surdurdu:
Cok guzel ot biciyon iyi iş yapıyon, bekar mısın, demez mi? Ben, gulmemek icin kendimi zor tutarak,
Evet, bekarım, dedim
iyi, iyi, dedi kadın Sende iş var, seni bizim oğlana alıvereyim bari!»
(alıntı)
 
Geri
Üst