AdBlock kullandığınızı tespit ettik.

Bu sitenin devam edebilmesi için lütfen devre dışı bırakın.

Turklerin devlet teşkilatında başarılı olmalarının sebepleri

haberci

Yeni Üye
Katılım
4 Şubat 2025
Mesajlar
52.415
Tepkime puanı
1
Puan
1
turklerin devlet teşkilatında başarılı olmalarının sebepleri nelerdir,
turklerin devlet teşkilatında başarılı olmalarının nedenleri
Turklerde Devlet kavramı
Devlet; Bir hukumet idaresinde teşkilatlandırılmış olan siyasi topluluk
Devlet kurmak millet olmanın tabii bir gereği değildir Hic devlet kurmamış milletler tarihte mevcuttur Ama Turk milletinin “devlet kurma tecrubesi cok eskilerden başlayıp aralıksız devam etmiştir Bu devlet hayatı Turk milletinin şuurunda kok salmıştır
Turk milleti, bekasını devletiyle bir gorduğu icin tarih boyunca Turk devletlerinde biri yıkılırken diğeri onun boşluğunu doldurmuştur
Farklı mekanlarda kurulmuş olmalarına rağmen Turk devletlerinde aynı ozellikler, aynı telakkiler gorulmesi Turklerde mevcut devlet felsefesine delildir Bu felsefi temelde; devletin nazariyelerle değil toplumun eğilimlerine ve gunun şartlarına gore kurulabileceği esas alınmıştır
Gocebelik doneminde her an baskına maruz kalma ihtimali her ferdin devlet hayatında gorev almasını icap ettiriyordu Her bireyin ne yapacağını bilmesi onlarda “duzen fikrini yerleştiriyordu Ayrıca buyuk kitlelerin goc hareketlerini organize etmek sıkı bir “disiplinle mumkundu Bu duzen ve disiplin unsuru Turklerin devlet kurmalarında onemli fayda sağlamıştır
Devleti etkileyen onemli faktorlerden biride o milletin “dinidir Eski yunanda tanrılar belli bir siteye aitti, ve yabancıların o siteye girmesine musaade edilmezdi Bu kapalı din, “kapalı bir devletin yani “site devletinin doğuşuna sebep oldu Turk milletinin bir dunya devleti kurmayı amac edinmesinin itici gucunu Turklerin dininde aramak gerekir
Milletler felsefelerini hayattan alırlar Dinleri, soyları, sosyal icguduleri tarihi gelişmeleri kultur duzeyleri ekonomik durumları felsefelerini etkiler Felsefeleri de efsanelerinde, masallarında, destan, atasozu ve deyimlerde gizlidir Milletler devletlerine de kendi felsefelerine gore anlam verirler
Orhun Abidelerinde “il kelimesi devlet anlamında kullanılmaktadır Kaşgarlı Mahmud ’un lugatın da da “ilin “sulh,barış manasında kullanıldığı gorulur “il kelimesinin bu 2 değişik anlamı Eski Turklerde “barış ile “devletin birbirine nasıl bağlı olduklarını gosterir “il eski Hunlar dan beri toprağı ile halkını toreye uygun şekilde koruyan icerde barışı sağlayan bir kuruluştur Devlet idaresi genel olarak “tutmak fiili ile ifade edilirdi Devletin yıkılışı “il kaybolmuş, kacışmış gibi kelimelerle ile ifade edilirdi Devlet kurmak “kazganmak şeklinde ifade edilirdi
Eski Turklerdeki “il kelimesinin yerini bugunku Turkce ’de İslamiyet ile dilimize giren “devlet almıştır Batı dillerinde devleti ifade eden kelimeler Latince “durmak “yerleşmek “ikamet etmek manalarındaki “state fiilinden yapılan “status dan gelen “etat “state, “stat gibi kelimelerdir Devlet, DVL kokunden alınmış bir isimdir DVL nin anlamı ise “hareket ettirmek, dondurmek dolaştırmak, işleri cekip cevirmek tir Yani Latinler devlete statik muslumanlar ise “dinamik bir değer atfetmişlerdir Latinler yerleşik olmayan topluluklara devlet denmeyeceğini ifade etmektedirler
TURK DEVLETİNİN AMACI
a) Yurt Edinme : Turk devletlerinin bir amacı ele gecirdikleri yerlere duzen getirmek oraları vatan etmektir Bir yeri ele gecirmek değil elde tutmak onemliydi Bu ise belli bir nufusun o yere yerleştirilmesi ile “iskan siyasetiyle olurdu Sınırlar genişledikce hakimiyetin her yere ulaşması icin ceşitli Turk boylarına “yurtluk verilirdi Buna Turk devlet geleneğinde “orun denirdi Bu Oğuz Han toresi olup İslamiyet ile de devam etmiştir
b) Barış : “İl kelimesinin bir anlamı da “barış idi Barış olan ortamda halkın huzuru buyuk olcude sağlanmıştır Turk devletleri de ic ve dış huzurun sağlanmasına cok onem verirlerdi Gokturkler bunu: “Gokte ve yerde nasıl duzen varsa devlette de aynı şekilde olmalı diye ifade ederlerdi “Tuz kelimesi icerdeki asayişi ifade ederdi Hukumdar devletin asayişini sağlayamazsa Kut ’un tanrı tarafından geri alındığına inanılırdı Turk tarihinin kaynaklarında kılıctan gecirilen duşman sayısı ile ovunulduğu gorulmemiştir İslam ’ın temel ilkelerinden biride “barıştır Musluman olan Turkler tabii olarak İslamiyet ’in barışcı ilkesini de benimsediler Savaşta once barış teklifinde bulunmaya ozen gosterdiler Osmanlı her an kendine karşı organize haclı ruhuyla karşılaşmasına rağmen hristiyanlara kin beslemedi Sessiz sakin şehirleri nice bilginlerin durağı oldu Turkler hicbir zaman yaptıkları antlaşmaya sadakatsizlik gostermediler Barış yaptıkları devletin zayıf anını kollamadılar
c) Cihan Hakimiyeti : Bir devletin insan unsuru o devletin amacını şekillendirir “At sayesinde elde edilen surat , daha ilk cağlarda “Guneşin doğduğu yerden battığı yere kadar ulkelere hakim olmak duygusunu onlarda uyandırmıştı Turklerde kağan yeryuzunun hukumdarı olarak duşunulurdu(15) Turk kağanları “Tanrının varlığı ile dunyanın butun ulkelerini idare ederlerdi Boyle bir devlet ve hukumdarı anlayışı hukuk tarihinde de onemli yer tutmuştur Bu ceşit devlet anlayışlarına uluslararasında “universal devlet şekli denir Bizim kitaplarımızda boyle devletler icin “Cihanşumul devlet deyimini kullanırlar (16) Turk psikolojisinde derin yer tutan bu telakkiyi ilk Cihangir ataları Oğuz Kağan ’ın destanında bulabiliriz “Guneş bayrağımız, gokyuzu cadırımız parolasıyla daha cok denizlere daha cok ırmaklara diyerek yeryuzunun fethine hazırlanıyordu Gokturkler bu anlayışın gelecek nesillere intikali icin Orhun abidelerinde belirtmişlerdir Bu inanc Uygurlardan Moğollara gecti Cengiz Han ’ın torunlarının tahtında dunyanın 4 bucağı ile 4 bucağın hakanlarını temsil eden 4 minder bulunurdu
İslam ’ın cihat anlayışı Turklerin cihan hakimiyeti felsefesine uygun duşuyordu Halifenin Tuğrul Bey ’e “Doğunun ve batının hukumdarı unvanı nı vermesi aynı gerceği ifade eder Osmanlıda Turk devlet geleneğinin mirascısıydılar Osman gazinin gobeğinde cıkan ağacın dallarının dunyayı kapladığı unlu ruya devletin kuruluş amaclarından birinin cihan hakimiyeti olduğunu gosterir Yavuz Sultan Selim ’in Piri Reis ’in yaptığı haritaya bakıp “dunya ne kadar kucuk bir hukumdara bile yetmez sozu aynı ulkunun ifadesidir Osmanlı doneminde Cihan hakimiyeti Politikası “Kızıl Elma diye ifade edilmişti Bu ideal Osmanlı cihadında devamlı itici guc olmuştur Roma fethedilseydi Kızıl Elma bir başka yeri sembolleştirecekti
d) Hizmet : Halka hizmet Turk devletlerinin en onemli amacıydı Halkın ihtiyaclarını gormek ve ulkede yoksul bırakmama gorevini ustune alan devlet icin daha ilk cağlarda “devlet baba deyimi doğmuştu Yusuf Has Hacip hukumdara, “Memlekette bir kimse bir gece ac kalırsa onu Tanrı sana soracaktır, gozunu ac diyerek halka hizmetin onemini ifade etmiştir Yavuz Sultan Selim Halifeliği devralınca onun emriyle halifelik sıfatı “Hakimul Haremeyn den “Hadimul Haremeyn ’e yani “Mekke ve Medine nin hakiminden “Mekke ve Medine nin hizmetkarına cevrildi Osmanlı dil de ayrımı yapmadan tebasının hizmetinde bulunmuştur Yuzyıllarca topkapı sarayı batı derebeylerinin malikaneleri seviyesinde bile değilken onlar milyonlarca km2 ’ye hizmet goturduler
1980 ’den Gunumuze
Turkiye nin icine girdiği ekonomik krizi durdurmak ve sorunları cozumleyebilmek amacıyla 24 Ocak 1980 tarihinde “istikrar Tedbirleri alınmıştır Anılan tarih bir uyum surecinin başlangıcı olup, uygulamalar uyumu gercekleştirmeye donuk tedbirlerdir Odemeler dengesinin duzeltilmesi, enflasyonun dizginlenmesi, etkin bir kaynak dağılımına imkan verecek fiyat yapısının oluşturulması ile duzgun işleyen bir dış borc duzeninin oluşturulması paketin hedefleridir
Turk ekonomisindeki gecmişte yaşanan donuşumlerin aksine ordu, bu kez tercihini IMF kokenli bir istikrar programını uygulamak uzere geliyordu Artık yeni bir ekonomik duzen şekillendirilmeye calışılacaktı Bu aynı zamanda yeni dunya duzeninin gereklerine uygun hareketlerin başladığı bir donemdir Serbest piyasa ekonomisinde serbestlik, başıboşluluk, bireysellik ile kişisellik olarak algılanmıştır Piyasa ekonomisi; kaynakların akılcı ve verimli kullanımını sağlayacağı varsayılan, kişisel cıkar durtusu temelinde duzenlenmiş ve kendi kurallarına gore işleyen bir mekanizmadır Etkinliği rekabetin kurum ve Kuralları ile işletmesine bağlıdır
Teşvik ve destekleme politikaları ile dış ticaretin, ozellikle ihracatın artışı sağlanırken 1980 ’li yılların başında goreli bir iktisadi başarı sağlanmıştır Enflasyon %1072 ’den 1981 ’de %368 ’e duşerken buyume oranı %11 ’den %42 ’ye yukselmiştir
Para politikalarında 198088 yılları arasında TL2nin aşırı değer yitirmesi politikaları terkedilmiştir Ulke parasının 1989 ve 1990 ’da reel anlamda değerli kılınması iki sonucu yaratmıştır TL ’nin aşırı değerli kılınması yurtdışı kredileri cazip hale getirirken, ulkeye sıcak para girişi artmıştır İkinci olarak dış talepteki azalma ihracatta arzu edilen edilen artışları yaratmamıştır Aşırı değerli TL ’nin ihracatı olumsuz etkileyeceği acıktır Kalite ve rekabete dayalı ihracat urunlerine yerine doviz ve diğer desteklerle teşvik edilen ihracat politikaları bu tıkanmayı yaratan faktorlerdendir İthalattaki artışlar, buyumeyi uyarmış, 1992 ’de %64, 1993 ’de de %73 buyuyen ekonomi yetersiz politikalarla 1994 ’de tıkanma noktasına gelmiştir Sonuc olarak 1994 yılında %1496 ’lık enflasyonla karşılaşan Turk ekonomisi %5 oranında kuculmuştur 5 Nisan 1994 kararları krizi aşabilmek icin alınmıştır Kararların temel amacı enflasyonu hızla duşurmek, TL ’ na istikrar kazandırmak, ihracat artışını hızlandırmak ve dengeleri surekli kılmaktır Sonucta 1995 ’de enflasyon %656 ’ya cekilmiş, buyume %81 oranında oldu İhracat 18 milyar dolardan 216 milyar dolara cıkarken; ithalat 232 milyardan 357 milyar dolara cıktı
2000 ’li yılların ilk iki senelik dilimi ise maalesef krizler donemi olarak Cumhuriyet tarihinin en ağır şartlarının yaşandığı bir surectir Bilhassa 19 Şubat 2001 krizi ulkemizi derinden etkilemiştir
Kaynak:GenBilimTurkiye Bilim Sitesi
 
Turklerin devlet teşkilatında başarılı olmalarının sebeplerini detaylı bir şekilde açıklamışsınız. İşte öne çıkan başlıca nedenler:

1. Devlet Bilincinin Güçlü Olması: Türk milleti tarih boyunca devlet ile bütünleşmiş ve devletin bekası için önemli bir unsuru olarak görmüştür. Bu nedenle Türk milleti herhangi bir devlet yıkıldığında yeni bir devlet kurma kabiliyetine sahip olmuştur.

2. Toplumsal Düzen ve Disiplin Anlayışı: Göçebe hayatı döneminde sürekli baskınlara maruz kalan Türkler, her bireyin devlet hayatında görev almasını gerektiren bir düzen ve disiplin anlayışına sahipti. Bu durum Türklerin devlet kurma sürecinde önemli bir avantaj sağlamıştır.

3. Dinin Etkisi: Türklerin dini inançları, bir dünya devleti kurma hedeflerini etkilemiştir. İslam dininin barışçı ve adaletçi ilkeleri, Türk devletlerinin iç ve dış huzuru sağlamalarına ve hizmet anlayışını güçlendirmelerine katkı sağlamıştır.

4. Halka Hizmet Anlayışı: Türk devlet geleneği, halka hizmetin en önemli amaç olduğunu benimsemiştir. Hükümdarlar, devlet baba olarak nitelendirilmiş ve halkın refahı için çalışmıştır.

5. Cihan Hakimiyeti Ideali: Türklerin tarih boyunca cihan hakimiyeti ideali, devletin amacını şekillendirmiştir. Atalar sayesinde elde edilen zaferler ve dünyaya yayılma duygusu, Türk devletlerinin cihan hakimiyeti ideali üzerinde durmalarına neden olmuştur.

6. Ekonomik ve Politik Reformlar: Türkiye'nin modern dönemine odaklanıldığında, ekonomik ve politik alanda yapılan reformlar da Türk devlet teşkilatının başarılı olmasına katkıda bulunmuştur. Özellikle 1980'lerden itibaren alınan istikrar tedbirleri ve ekonomik politikalar, ulusal refahın artırılması ve dengeli büyümenin sağlanmasında rol oynamıştır.

Türk devlet teşkilatının başarılı olmasının ardında yatan sebeplerin çeşitliliği, Türk milletinin tarih boyunca devlet kurma ve sürdürme konusundaki kararlılığını ve yeteneklerini vurgulamaktadır.
 
Geri
Üst