AdBlock kullandığınızı tespit ettik.

Bu sitenin devam edebilmesi için lütfen devre dışı bırakın.

Ali Kuşçu

  • Konuyu Başlatan Konuyu Başlatan Admin
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi

Admin

Yönetici
Site Sorumlusu
Katılım
17 Ocak 2024
Mesajlar
265.352
Çözümler
5
Tepkime puanı
1
Puan
38
Ali Kuşçu Biyografisi
Onbeşinci yüzyılda yaşamış olan önemli bir astronomi ve matematik bilginidir. Babası Timur’un (1369–1405) torunu olan Uluğ Bey‘in doğancıbaşısı idi. “Kuşçu” lâkabı buradan gelmektedir. Ali Kuşçu, Semerkand‘da doğmuş ve burada yetişmiştir. Burada bulunduğu sıralarda, Uluğ Bey de dahil olmak üzere, Kadızâde-i Rûmî (1337–1420) ve Gıyâsüddin Cemşid el-Kâşî (?-1429) gibi dönemin önemli bilim adamlarından matematik ve astronomi dersleri almıştır. Ali Kuşçu bir aralık, öğrenimini tamamlamak amacı ile, Uluğ Bey’den habersiz Kirman’a gitmiş ve orada yazdığı Hall el-Eşkâl el-Kamer adlı risalesi ile geri dönmüştür. Dönüşünde risaleyi Uluğ Bey’e armağan etmiş ve Ali Kuşçu’nun kendisinden izin almadan Kirman’a gitmesine kızan Uluğ Bey, risaleyi okuduktan sonra onu takdir etmiştir.
Ali Kuşçu, Semerkand’a dönüşünden sonra, Semerkand Gözlemevi’nin müdürü olan Kadızâde-i Rûmî’nin ölümü üzerine gözlemevinin başına geçmiş ve Uluğ Bey Zîci’nin tamamlanmasına yardımcı olmuştur. Ancak, Uluğ Bey’in ölümü üzerine Ali Kuşçu Semerkand’dan ayrılmış ve Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan‘ın yanına gitmiştir. Daından, Osmanlılar ile Akkoyunlular arasında barışı sağlamak amacı ile Fatih Sultan Mehmed‘e elçi olarak gönderilmiştir.
Bir kültür merkezi oluşturmanın şartlarından birinin de bilim adamlarını biraraya toplamak olduğunu bilen Fatih, Ali Kuşçu’ya İstanbul’da kalmasını ve medresede ders vermesini teklif eder. Ali Kuşçu, bunun üzerine, Tebriz’e dönerek elçilik görevini tamamlar ve tekrar İstanbul’a geri döner. İstanbul’a dönüşünde Ali Kuşçu, Fatih tarafından görevlendirilen bir heyet tarafından sınırda karşılanır. Kendisi için ayrıca karşılama töreni yapılır. Ali Kuşçu’yu karşılayanlar arasında, zamanın ulemâsı İstanbul kadısı Hocazâde Müslihü’d-Din Mustafa ve diğer bilim adamları da vardır. İstanbul’a gelen Ali Kuşçu’ya 200 altın maaş bağlanır ve Ayasofya‘ya müderris olarak atanır. Ali Kuşçu, burada Fatih Külliyesi’nin programlarını hazırlamış, astronomi ve matematik dersleri vermiştir. Ayrıca İstanbul’un enlem ve boylamını ölçmüş ve çeşitli Güneş saatleri de yapmıştır. Ali Kuşçu’nun medreselerde matematik derslerinin okutulmasında önemli rolü olmuştur. Verdiği dersler olağanüstü rağbet görmüş ve önemli bilim adamları tarafında da izlenmiştir. Ayrıca dönemin matematikçilerinden Sinan Paşa da öğrencilerinden Molla Lütfi aracılığı ile Ali Kuşçu’nun derslerini takip etmiştir. Nitekim etkisi onaltıncı yüzyılda ürünlerini verecektir.
Ali Kuşçu’nun astronomi ve matematik alanında yazmış olduğu iki önemli eseri vardır. Bunlardan birisi, Otlukbeli Savaşı sırasında bitirilip zaferden sonra Fatih’e sunulduğu için Fethiye adı verilen astronomi kitabıdır. Eser üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde gezegenlerin küreleri ele alınmakta ve gezegenlerin hareketlerinden bahsedilmektedir. İkinci bölüm Yer’in şekli ve yedi iklim üzerinedir. Son bölümde ise Ali Kuşçu, Yer’e ilişkin ölçüleri ve gezegenlerin uzaklıkan bu astronomi eseri küçük bir elkitabı niteliğindedir ve yeni bulgular ortaya koymaktan çok, medreselerde astronomi öğretimi için yazılmıştır. Ali Kuşçu’nun diğer önemli eseri ise, Fatih’in adına atfen Muhammediye adını verdiği matematik kitabıdır.
 
Ali Kuşçu, 15. yüzyılda yaşamış önemli bir astronomi ve matematik bilginiydi. Babası Timur'un torunu olan Uluğ Bey'in doğancıbaşısı olarak görev yapmıştır ve "Kuşçu" lakabı da bu görevinden gelmektedir. Semerkand'da doğup büyüyen Ali Kuşçu, burada dönemin önemli bilim adamlarından matematik ve astronomi dersleri almıştır. Uluğ Bey'e matematik ve astronomi alanında kitaplar yazmış ve onun gözlemevinde çalışmıştır.

Ali Kuşçu, Semerkand'a dönüşünden sonra Kadızâde-i Rûmî'nin ölümü üzerine gözlemevinin başına geçmiş ve Uluğ Bey Zîci'nin tamamlanmasına yardımcı olmuştur. Ancak Uluğ Bey'in ölümünden sonra Semerkand'dan ayrılarak Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan'ın yanına gitmiş ve Osmanlılar ile Akkoyunlular arasında barışı sağlamak amacıyla Fatih Sultan Mehmed'e elçi olarak gönderilmiştir.

Fatih Sultan Mehmed, bir kültür merkezi oluşturmanın önemli şartlarından birinin bilim adamlarını bir araya toplamak olduğunu düşünerek Ali Kuşçu'yu İstanbul'a davet etmiş ve medresede ders vermesini teklif etmiştir. Ali Kuşçu, İstanbul'a giderek Fatih'in teklifini kabul etmiş ve burada Ayasofya'da müderris olarak atanmıştır. İstanbul'da astronomi ve matematik dersleri veren Ali Kuşçu, medreselerde matematik derslerinin önemli bir ismi haline gelmiştir. Ayrıca İstanbul'un enlem ve boylamını ölçmüş ve Güneş saatleri de yapmıştır.

Ali Kuşçu'nun astronomi ve matematik alanında yazdığı önemli eserlerden biri olan Fethiye adlı kitabı, Otlukbeli Savaşı'ndan sonra Fatih Sultan Mehmed'e sunulmuştur. Bu eser gezegenlerin küreleri, hareketleri, Yer'in şekli ve yedi iklim üzerine bilgiler içermektedir. Diğer önemli eseri ise Muhammediye adını verdiği matematik kitabıdır.

O dönemde önemli bilim adamlarından biri olarak kabul edilen Ali Kuşçu'nun çalışmaları ve öğretmenliği, matematik ve astronomi alanında önemli katkılar yapmış ve gelecek nesiller üzerinde etkili olmuştur.
 
Geri
Üst